20 Mayıs 2012, FUAR SONA ERDİ
ARTVİN'İN ÖNDE GELEN İDARECİ ve YÖNETİCİLERİNDEN MESAJLAR
Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı
Gürbüz AKYÜZ

ARTVİN TUTKUSU

Ülkemizde son elli yıl içinde hızlanarak yaşanan iç göç ve kentleşme olgusu ile birlikte savrulan kimlikler, değişen yaşam biçimleri, sosyal ilişkiler bizi yeni bir duygu ile yüzleştiriyor. Biz kimiz, nereden geldik ve gelecek bize neleri vadediyor sorularıyla dolu bir çerçeve içinde şekilleniyoruz ama çıkış yolu bulmakta zorlanıyoruz. Aslında biraz ön yargılarımızdan uzaklaşsak biraz da uzağa bakabilsek yanıtını bulabiliriz yaşadığımız bu zorluğa. Burası ARTVİN'dir, burası Çoruh'tur, burası Karadeniz'dir hatta Kafkaslardır. Burası bizim anayurdumuz, baba ocağımızdır. İşte bunun için Çoruhu Ankara'ya akıtalım diyoruz. Fiziki olarak zor olsa da gönülden gönüle bunu yaşamak mümkündür diyoruz . Bizler bir büyük şehirde onlar sarp bir coğrafya tarafından kuşatılmış evlerde bizi ayıran uzaklığı aşarak el ele veriyoruz.

Behçet Kemal ne güzel söylemiş onun güzellikleri için

Kokla gönül Artvin'in gülünden

Şavşat'tan, Borçka'dan, Yusufeli'nden

Git Hopa'da anla deniz dilinden

Bak Çoruh namını yayıp geliyor

Artvin'in kurtuluşunun 90. Yıldönümü nedeniyle daha kapsamlı olarak düzenlemeyi öngördüğümüz bu etkinliği sıradan bir hemşericilik olayı olarak görmemek gerek. Biz, bir taraftan yaşadığımız kentte onun sosyal yapısı ve yaşam biçimi ile bütünleşiyoruz ama bizi tarihin o karşı konulmaz akışı içinde buralara akıtan ırmağı da unutmuyoruz. Ona sahip çıkıyor, dertlerini derdimiz sevincini, mutluluğunu paylaşıyoruz. Çünkü yüzümüz hep oraya dönüktür ve çağlar geçse de kalbimizin bir parçası orada kalacak.

Bu kültürü yaşatanlara ve yüzlerinde kutsal ışık yaşayan o güzel insanlara selam olsun. Onlar için ne yapsak az. Biliyoruz ki Artvin'in engin bir hafızası var ve kendisi için yapılan hiçbir şeyi unutmaz.